Benzinciyle vedalaş elektrikli oto ile selamlaş!

NEDEN HİBRİD ELEKTRİKLİ
TAŞITLAR?
Mevcut otomobil sayısının hızlı artması, sağladığı avantajlara
karşılık dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bir çok problemleri birlikte
getirmiştir. Bunlardan en önemlisi fosil yakıtların araçlarda tüketilmesi ile
oluşan hava kirliliğidir. Bu çevre sorunu özellikle büyük şehirlerde acil çözüm
gerektirecek seviyelere ulaşmıştır. Bu problemleri çözmek için ileri ülkeler
Otomotiv konusunda önemli çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmaların
başlıcaları;
Benzin veya dizeli yakıt olarak kullanan mevcut içten
yanmalı motor teknolojilerinde direkt enjeksiyon, yeni bir teknoloji olarak
gelişmiştir. Motorların geliştirilmesinde genel eğilim, emisyonların düşürülmesi
ve yakıt tüketiminin azaltılmasıdır. Bu kapsamda otomobil üreticilerinin 100
km’de 3 litre yakıt harcayan otomobil projeleri mevcuttur.
Düşük maliyetli
karbon kompozit yapılarını kullanarak gövde ağırlığını düşürmek ve buna bağlı
olarak yakıt tüketimi ve CO2 emisyonlarını azaltmaktır.
Bir başka çalışma
alanı ise araçlarda alternatif yakıt kullanımıdır. Genelde benzin, LPG, doğal
gaz, hidrojen vb. yakıtlar, içten yanmalı motorlarda direkt veya ikinci yakıt
olarak kullanılmaktadır.
Otomobillerin yarattığı çevre kirliliği için aranan
çözümlerin en önemlisi, egzoz emisyonu ve gürültüsü yok denecek kadar az olan
hibrid elektrikli taşıtların üretilmesi gelmektedir. Çok sayıda ülkede otomobil
fabrikaları ve araştırma kurumları hibrid elektrikli taşıt konusunda AR-GE
faaliyetlerini sürdürmekte ve hükümetleri çevre dostu hibrid elektrikli
araçların yaygınlaşması için önemli teşvik programları uygulamaktadır.
HİBRİD ELEKTRİKLİ TAŞIT NEDİR ?
Bir hibrid elektrik taşıt iki itici
enerji kaynağına sahip taşıttır. Bunlardan en yaygın olanı, içten yanmalı motor
ve elektrik motorunun beraber kullanıldığı hibrid taşıtlardır. Yakıt
hücrelerinin, gaz türbinlerinin, dizel ve benzinli motorların mekanik enerji
depolama sistemlerinin (flywheel), bataryaların ve ultrakapasitörlerin değişik
kombinasyonlarının kullanıldığı bir çok hibrid taşıt sistemi mevcuttur. Hibrid
elektrikli taşıtlarda, elektrik ve yakıt sisteminin kurulmasında iki yol
vardır:
Paralel konfigürasyon
Seri konfigürasyon.
Hibrid
elektrikli taşıt uygulamalarında gövde tasarımı konusunda da iki temel yaklaşım
göze çarpmaktadır:
Mevcut konvansiyonel taşıtların gövdelerinin kullanımı
(Dönüştürme)
ET(Elektrikli taşıt) ihtiyacına yönelik yeni tasarım (Yeniden
tasarlama).
Dönüştürme yaklaşımında, konvansiyonel taşıtların motor ve
ilgili donanımları, elektrik motoru, kontrolörler ve bataryalarla değiştirilerek
uygulanır. Bu işlem yeniden tasarım ve tasarımın uygulamaya alınması
maliyetlerini ortadan kaldırarak üretim maliyetinde düşmeye neden olur. Buna
karşılık, hibrid elektrikli taşıtlarda dönüştürme sonucunda yüksek gövde
ağırlığı, ağırlık merkezi problemi ya da ağırlık dağılımlarında değişikliklerden
kaynaklanan sorunlarla karşılaşılmaktadır.
Yeniden tasarım yaklaşımının
dönüştürme yaklaşımına göre bir çok avantajı bulunmaktadır. Yeni hibrid
elektrikli taşıt gövde tasarımında ağırlık tasarrufu, optimum güvenlik kavramı,
düşük hava direnci ve düşük yuvarlanma direnci gibi parametrelerin göz önünde
tutulması aracın performansını olumlu yönde etkilemektedir.
Hibrid
elektrikli taşıtlar, içten yanmalı motora sahip konvansiyonel taşıtlara göre bir
çok avantajlara sahiptir. Bu avantajlar şunlardır:
Rejeneratif frenleme
kabiliyeti, frenleme sırasında kaybedilen enerjinin geri kazanılmasını sağlar.
Hibrid elektrikli taşıtta bulunan içten yanmalı motor, ortalama yükler için
boyutlandırılmıştır. Tepe yükler için boyutlandırılmamış olması motor ağırlığını
ve yakıt sarfiyatını azaltır.
Yakıt verimliliği önemli ölçüde artar,
emisyonlar ise önemli ölçüde azalır.
Hibrid elektrikli taşıtlar alternatif
yakıtlar kullanarak çalışırlar, fosil yakıtlara bağımlı kalmazlar.
İki
yakıtla (benzin yada alternatif yakıt) çalışan hibrid elektrikli taşıtlar, içten
yanmalı motorlu taşıtlara göre ortalama iki kat daha verimle çalışır. Bunun
nedeni ise Hibrid elektrikli taşıtların, içten yanmalı motorlu taşıtlara göre
daha düşük enerji kaybı olmasıdır.
Şehir içindeki trafik sıkışıklıklarındaki
bekleme anında hibrid elektrikli taşıtlarda elektrik motorunun çalışmasına
ihtiyaç duyulmamaktadır. Bu özellik, taşıtta enerji tasarrufu sağlamakta ve
taşıtın verimliliğini arttırmaktadır.
ELİT-1: ELEKTRİKLİ TAŞIT
PROJESİ
TÜBİTAK MAM ELİT-1 Elektrikli Taşıt projesinde, TOFAŞ Türk
Otomobil Fabrikası üretimi olan DOBLO marka taşıt hibrid elektrikli taşıta
dönüştürülerek Türkiye’nin ilk hibrid elektrikli taşıt prototipi
geliştirilmiştir. Bu proje ile ilgili araç (DOBLO) ve önemli oranda finansman
desteği TOFAŞ A.Ş. tarafından sağlanmıştır.
ELİT-1 Seri Hibrid
Elektrikli Taşıt’ta, bir elektrikli motor tekerleri tahrik etmektedir. Şehir içi
sürüş modunda, elektrik motoru, sadece bataryalar tarafından sürülerek sessiz ve
emisyonsuz bir sürüş imkanı yaratmaktadır. Aynı zamanda, günümüz araçlarında
frenleme sırasında kaybolan enerji, ELİT-1 Hibrid Elektrikli Taşıt’taki elektrik
motorunun rejeneratif frenleme yapması sayesinde geri kazanılarak akülerde
depolanmaktadır. Bir başka önemli özelliği de, şehir içindeki trafik
sıkışıklıklarındaki bekleme anında, elektrik motorunun çalışmasına ihtiyaç
duyulmamaktadır. Bu özellikler, taşıtta enerji tasarrufu sağlamakta ve taşıtın
verimliliğini arttırmaktadır. Ayrıca prototipe hibrid özelliğini veren içten
yanmalı motor ve generatör, prototipin şarj istasyonlarına bağımlığını ortadan
kaldırmakta ve prototipin sürekli kullanımına fırsat
sunmaktadır.
KULLANIM YERLERİ
Hibrid elektrikli taşıtlar özellikle
büyük ve kalabalık şehirlerdeki ulaşım için önemli bir alternatiftir. Bu
taşıtlar enerji tasarrufu, hava kirliliği ve gürültünün önlenmesi açısından
İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere tüm büyük şehirlerimizde tercih
edilmelidir. Bu çerçevede TÜBİTAK MAM, Büyükşehir Belediyeleri ile işbirliğine
hazırdır. Hibrid elektrikli araç prototipleri farklı kullanım amaçlarına göre
farklı büyüklük ve hız değerlerinde TÜBİTAK MAM tarafından
geliştirilebilir.
Ayrıca bu araçlar sessiz sürüş ve sıcaklık yaymama, vb.
olumlu özellikleri nedeniyle askeri uygulamalar açısından da önemli üstünlüklere
sahiptir. TÜBİTAK MAM, askeri ve sivil amaçlı uygulamalar için çeşitli Ar-Ge
projeleri yapmaya devam etmektedir.